YAŞAR KARAKELLE İNSAN İLİŞKİLERİNİ NASIL YÖNETMEMİZ GEREKTİĞİNİ ANLATTI
Tarih: 30-11--0001 00:00:00
Güncelleme: 04-03-2017 12:26:37
YAŞAR KARAKELLE GRUP Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Karakelle, insan ilişkilerinde, objektivist ve totalist bir tutum sergilenmesinin, kişinin saygınlığının ve söz dinlenirliliğinin en üst düzeye çıkması açısından çok büyük önem arzettiğine işaret ederek, 'Bizler Atası Osmanlı olan bir ceddin torunlarıyız. Osmanlı bu topraklara 622 yıl, diktayla değil, adalet ve merhametle hakim oldu. Adalet ve merhamet duygusunu, her anlamda özümsememiş bir yönetici, kısa vadede olmasada, orta ve uzun vadede kayb
|
|
|
|
Tarih: 30-11--0001 00:00
|
YAŞAR KARAKELLE GRUP Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Karakelle, insan ilişkilerinde, objektivist ve totalist bir tutum sergilenmesinin, kişinin saygınlığının ve söz dinlenirliliğinin en üst düzeye çıkması açısından çok büyük önem arzettiğine işaret ederek, 'Bizler Atası Osmanlı olan bir ceddin torunlarıyız. Osmanlı bu topraklara 622 yıl, diktayla değil, adalet ve merhametle hakim oldu. Adalet ve merhamet duygusunu, her anlamda özümsememiş bir yönetici, kısa vadede olmasada, orta ve uzun vadede kaybetmeye mahkumdur' açıklamasında bulundu.
YAŞAR KARAKELLE GRUP Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Karakelle, 'İnsan ilişkileri ve yönetim mekanizmaları' başlıklı bir açıklama yaptı.
Açıklamasında, toplumun ve özellikle de genç neslin, akılalmaz bir hızla yozlaşma süreci yaşadığına da dikkat çeken YAŞAR KARAKELLE GRUP Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Karakelle, 'Bugün televizyon dizileri ve popüler adledilerek yaşatılmak istenen kültür, Türk gelenek ve göreneklerine tamamen ters bir ahlaki yapı içermesine rağmen içselleştiriliyor, toplumsallaştırılıyor; hakim kılınmak isteniyor. Modernleşme başka bir şey, gelişme başka bir şey, ahlaksızlaşma başka bir şey. Hangimiz, bir yakınımızın eşinin kızkardeş ile, ya da eşinin erkek kardeşi ile maazallah gayrımeşru bir ilişki kurmasnı mazur görebiliriz. Hangimiz, 14-15 yaşındaki kızımızın ya da oğlumuzun, gece yarılarına kadar barlarda ya da gece kulüplerinde kıyasıya eğlenip, sonra geceyi sevgilileriyle birlikte geçirmesine, 'Çağ atladık, geliştik, yeni dünya düzeni bu' diye bakabiliriz ki, elbette günmüzde, bizden iki-üç kuşakki aşırı muhafazakar anlayışı biraz aşacağız, ama bunu, suyunu çıkarmdaan, cılkını çıkarmadan, genetik kodlamamızda bulunan anlak yapısı ile içselleştirmeliyiz. Ne oluyor dizilerde, baş kahraman, eşinin kardeşi ile ilişki kuruyor, ailede bunu bilen var, destekleyen var ki çünkü o destekleyen de öbür partnerde gözü olan biri, o da maşaalah onla ilişkide; bu çarpıklık; en çok izlenen kanallarda her gün başka bir dizide, başka bir isim altında, genelde de lüks konaklarda; hap gibi değil, su gibi içirtilerek toplumsallaştırılıyor. Eli silahlı gençler, hemen her dizide yine bir ya da birkaç psikopat, o psikopatın çevresinde hatrını sayan başka kişiler; sen içki kadehini istediğin kadar buğulu göster, sigarayı istedğin kadar buğulu izlet; ahlaksızlığı buğulamazsan, bu toplum nereye gider? Bu mudur yaratılmak istenen yeni Türk Milleti? Bir toplumu, bir milleti, bir devleti, ekonomi ya da terörle yıkamazsınız. Eninde sonunda, o milletin, o devletin, o toplumun, ekonomi odakları toparlanır, kendine bir ekonomik yol haritası çizer, kalkınır. O toplumun, o milletin, o devletin, kolluk güçleri ya da vatansever evlatları çıkar, terör odakları ile, savaşır, mücadele eder; kurtulur. Lakin, bir topolumu ve milleti, ahaki yönden çökertirseniz, sonu alınmayacak zararlar verirsiniz ki, bu asıl çöküştür. Bizler; Atası Osmanlı olan bir ceddin torunlarıyız. Osmanlı bu topraklara 622 yıl, diktayla değil, adalet ve merhametle hakim oldu. Adalet ve merhamet duygusunu, her anlamda özümsememiş bir yönetici, kısa vadede olmasa da, orta ve uzun vadede kaybetmeye mahkumdur. Hukuk olgusunu, cezai anlayışı bilmeyen, bir yönetici, sonuç odaklı karar verse de, çözüm odaklı karar veremez. Sonuç, sondur ama kesin değildir; ama çözüm yine bir sondur ama kesindir. Kaba bir tabirle, 'Oha' dersin, öküz durur; 'Oha' dersin, saban kırılır', yani 'İş bilenin, kılıç kuşananındır', Zaten herkes bu nedenle yönetici olamaz' ifadelerini kullandı...
Yönetimin her kademesini bilmeyen kişilerin, insani ilişkilerde olduğu kadar yönetimde de başarısız olacağını da hatırlatan YAŞAR KARAKELLE GRUP Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Karakelle, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
'İnsani ilişkilerde, yöneticiye anlamak düşer. Anlar ve paylaşırsan, suistimalleri de önlersin, olumsuzukları da. İyi bir yönetici, açık hedefler konusunda genelde ölçülebilirlik gibi konuları düşünür. Böylece, yönelime insanların adanmışlığını sağlamak için ortam sağlar. Mühim olan güveni sağlamaktır ama empati kurmayan bir yöneticinin güven sağlaması zordur. Karşısındaki kişinin güvensizliğini ya da ne kadar bir güven duygusuna sahip olduğunu anlamak için bile empati gerekli. Hedefleri ve yönelimi verdikten sonra insanlara işlerini yapabilmeleri için fırsat tanımak önemlidir. Sürekli mikro yönetim yaptığınız, işini yapma şekline sürekli müdahale ettiğimiz bir insanda, ne güven duygusu gelişir ne de işi yapmayla ilgili kabiliyet. İşte adalet ve merhamet dengesi burada devreye girer. O da Atalarımızın zihniyetidir, Atasını bilmeyen, tarihini bilmyen bir nesli, sabah akşam icatlar geliştirsen, ilerletemezsin, çünkü eninde sonunda, bir yerden patlak verecektir. Oysa tarihi bilinçle gelişmiş bir toplum, kopmaz kökler salar, temeli sağlam olur; hiçbir şey o milleti, dolayısıla da o milletin devletini yıkamaz...'
Bu haber 2170 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri