Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, başta Mısır'a dönük uçuş yasakları olmak üzere, terör mağduru destianasyonlar hakkında önemli beyanatlarda bulundu.
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, başta Mısır'a dönük uçuş yasakları olmak üzere, terör mağduru destianasyonlar hakkında önemli beyanatlarda bulundu.
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, başta Mısır'a dönük uçuş yasakları olmak üzere, terör mağduru destianasyonlar hakkında önemli beyanatlarda bulundu. Mısır ve Türkiye'nin dünyanın mevcut yaklaşımı sebebiyle terör örgütlerinin ellerine bırakıldığını ileri süren UNWTO Genel Sekreteri Taleb Rifai, ''Bir yıl daha beklersek çok geç kalmış olacağız’’ tezini savundu.
WTM Londra fuarının ardından, İngiliz seyahat portalı Travel Weekly tarafından organize edilen Seyahat Risk Yönetimi Zirvesi’nde, başta Mısır olmak üzere, terör mağduru destinasyonlara dönük uygulamalar tartışıldı.
Zirve’de konuşan Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) Genel Sekreteri Taleb Rifai, İngiltere’nin Mısır konusundaki tutumunu sert bir dille eleştirdi. Mısır’ın özellikle havalimanı güvenliği konusunda pek çok adım attığını ve Mısır havalimanlarının artık İngiltere’nin Heathrow Havalimanı’ndan daha güvenli olduğunu söyleyen Rifai, uçuşların hala başlamamasının büyük bir hata olduğunu belirtti.
İngiltere’den Mısır’a dönük uçuş yasağı, geçtiğimiz yıl Rus Metrojet yolcu uçağının düşmesinden beri sürüyor.
''İNGİLTERE HÜKÜMETİ RİSKTEN KAÇARAK DAHA BÜYÜK BİR RİSK ALIYOR''
İngiltere’nin önceki Başbakan’ı David Cameron’a konu hakkında tüm güvencelerin verildiğini, ancak Cameron’un politik risk almak istemediğini için seyahat yasağını kaldırma konusunda adım atmadığını ifade eden Rifai, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
‘’İngiltere Hükümeti, Mısır turizmini ve ülke ekonomisini hiçe sayarak durumu daha da kötüleştirme riskini almış oluyor. Bu kriz devam ettikçe, ülkede daha fazla insan işin kaybediyor ve radikalleşiyor.’’
''TÜRKİYE MISIR TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ELLERİNE BIRAKILIYOR''
Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin yalnız bırakıldıklarını belirten Rifai, şunları söyledi:
‘’Türkiye ve Mısır’da süregiden olaylarda büyük resmi gözden kaçırıyoruz. İnsanlar turistlerin geri dönmesini dört gözle bekliyor ve şu anki genel tablo, bu ülkelerin terörist gruplar için birer üreme yuvası haline gelmesine neden oluyor. Bir yıl daha beklersek çok geç kalmış olacağız. Biz beklersek, bu durumdan ötürü şu anda işsiz kalmış olan insanların yarısı IŞİD tarafından ‘işe alınacaktır’.’’
''MISIR GÜVENLİĞE 32 MİLYAR DOLAR YATIRDI''
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO’su David Scowsill de Mısır uçuşları konusunda Rifai’yi destekleyen açıklamalarda bulundu. Scowsill, ‘’Mısır Hükümeti’nin İngiliz turistleri korumak için attığı adımlar konusunda içimiz rahat. Geçtiğimiz hafta İngiliz uzmanlarla Mısır’ı ziyaret ederek havalimanlarında güvenlik önlemleri konusunda 32 milyar dolar harcayarak yaptıkları değişiklikleri gözlemleme şansım oldu. Geliştirilen önlemlerin oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim.’’ ifadelerini kullandı.
İngiltere Hükümeti’nin Şarm El-Şeyh uçuşlarını başlatma konusunda isteksiz olduğunu belirten Scowsill, ‘’Problemin güvenlik endişesi mi, yoksa başka bir şey mi olduğundan emin değilim.’’ ifadelerini kullandı.
Scowsill, İngiltere Dışişleri Bakanlığı (FCO) tarafından yayımlanan Mısır’a dönük iki seyahat uyarısını da okuduğunu, ancak ne tüketicilere ne de sektöre dönük uyarlardan bir şey anlamadığını da sözlerine ekledi.
''DURUM ÇOK DAHA KÖTÜ HALE GELEBİLİR''
Scowsill, bu durum sebebiyle Mısır’da işlerini kaybeden insanların radikalleşme tahlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda Rifai’yle aynı fikirde olduğunu deklare ederek, şunları söyledi:
‘’Özellikle genç insanlar radikalleşme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu insanların gidecek başka yerleri yok; ne doğuya, ne batıya, ne de güneye gidebiliyorlar. Peki ne yapacaklar? Bir bota atlayıp batıya ulaşmaya çalışıyorlar ve büyük bir kısmı bu uğurda hayatını kaybediyor. İngiliz Hükümeti üzerinde bir basınç oluşturmalı ve konu hakkında bakış açılarını değiştirmelerini sağlamalıyız. Yoksa durum çok daha kötü bir hale gelebilir.’’
Bu haber 624 defa okunmuştur.