ŞEBNEM KOCAOĞLU YAZILARIYLA YAKINDA GÜNDEM EKONOMİ'DE
Tarih: 12-03-2016 20:52:27
İş, sanat ve cemiyet dünyası, son günlerde şık, sempatik ve başarılı bir isim olan Şebnem Kocaoğlu'nu konuşuyor...
|
|
|
|
Tarih: 12-03-2016 20:52
|
İş, sanat ve cemiyet dünyası, son günlerde şık, sempatik ve başarılı bir isim olan Şebnem Kocaoğlu'nu konuşuyor...

Sanayi olsun, iş dünyası olsun, ekonomik içeriki olsun, sanatsal olsun ya da müzikle ilgili olsun, hemen her etkinlik, konferans, kongre ya da toplantının onur konuğu olarak çağrılan Şebnem Kocaoğlu, entellektüel birikimi il ede göz dolduruyor.

Asıl mesleği Diş Hekimliği olan Şebnem Kocaoğlu, söz konusu mesleğinde, laserle dedavide gelinen son teknolojiy uygulayan nadir diş hekimlerinden biri olmasının yanı sıra, işletme iletişimi konusunda aldığı uzmanlıkr eğitimini, gerek sanatsal içerikli yorumları, gerekse yarı profesyonel manada yürüttüğü resim çalışmalarıyla taçlandırmasıyla dikkat çekiyor.

Sanatı, hayatın zerafeti olarak değerlendiren Şebnem Kocaoğlu, sanatla içiçe yaşayan bir toplumun; zerafet duygusunu da aynı ölçüde hat safhaya taşıyacağına inanıyor ve bu nedenle de toplumun her kesiminin şu ya da bu biçimde sanatın herhangi bir dalı ile ilgilenmesi gerektiğini düşünüyor.

Yakın zamanrda Türkiye'nin ilk ve tek internet ekonomi dergisi konumunda bulunan GÜNDEM EKONOMİ İNTERNET EKONOMİ DERGİSİ'nde, kültür-sanat yazılarıyla okurlarına da hitap edecek olan Şebnem Kocaoğlu, yazılarına başlamasıyla ilgili olarak bazı açıklamalrada bulundu.

Sanat sevgisinin, kendisinin yaşam enerjis ile doğru orantılı ilerlediğni dile getiren Şebnem Kocaoğlu, sanatın tüm insanlara pozitif enerji verdiğinin unutulmaması lazım geldiğini ifade etti. Sanat için, insana özgü duyguların, düşüncelerin türlü araç ve gerçlerle anlatımı, dışa vurumu tanımını yapmanın yanlış olmamakla birilkte yalın kalacağını da kaydeden Kocaoğlu, 'Güzellikler sanatla yaratılır. Yaşamı yüceltmek, daha anlamlı kılmak sanatla olanaklıdır. Sanat insana yaşamının her kesiminde güç ve zevk verebilir. Sanat coşkudur, sevinçtir ve aşktır, tutkunun göstergesidir. Sanat, "insandaki estetik yanın irdelenmesi, algılanması, duyumsanması, sorgulanması ve insan nesne arasındaki güzele varma çabasıdır" biçiminde tanımlanabilir. Sanat toplumsal değişmeleri kolaylaştırır; bireylerin anlama, düşünme, algılama, yetilerini açık tutar, duygusal yanlarını harekete geçirir. Sanat aynı zamanda evrensel bir dildir' şeklinde konuştu.

Günümüzün sınırsız ve hızlı değişkenliğine, sonsuz istek ve beklentilerine, gerek ayak uydurabilmek, gerek onda olumsuz bulduğumuz yönelme ve olgulara karşı gereken savaşımı verebilmek için, çok yönlü, çok boyutlu vé demokratik düşünmeyi öğrenmenin gerekli olduğunu da belirten Şebnem Kocaoğlu, 'Sanat, toplumu kaynaştırır. Doğru toplumsallaşmayı gerçekleştirebilmek, yetişen kuşaklara bu değerleri kazandırabilmek, öğretebilmek ve her yeni kuşağın bir öncekini aşması gerektiğini kavratabilmek için her türlü eğitim ve öğretim yönteminin yeniden ele alınması gereklidir. Bu yeni yöntemler çok yönlü, çok boyutlu, sürekli yenilikler içeren ve yaratıcılığı destekleyen yöntemler olmalıdır. Böyle olunca sanat eğitiminin de eh geniş, en zengin kapsamıyla bu yeni anlayış içerisinde yer alması lazım. Sanatı olmayan bir kişi eli ayağı yok gibidir. Sanat insanın içindedir mesela resim çizerken ilham gelir. Akılımızla şu şuydu bu buydu diye değil sanat insandadır. O yüzden sanatı hafife almayın. Almanya da bir savaş sonrası ilk yapılan şey müzelerin ve tiyatro binalarının tamir edilip düzeltilmesiydi. İnsan bilime önem verdiyi kadar sanata da önem vermelidir. Bunları bu kadar keskin çizgiyle ayırmak olası mı? Her ikisi de birbirine karşı önceliği olan değil, destekleyen, dengeleyendir. Sanat duygu dili olarak tanımlanır. Bu anlamda denge, duygu ile bilgi dili arasında kurulursa gelişimden söz edilebilir. Sanatçı olabilmenin önkoşulu içinde yetenek sadece %30. %70' i bilgi, eğitim Sözün özü; bilgi ve teknoloji olmadan sanat yapmaya çalışmak, ilk insanların mağara duvarlarına yaptıkları resimlerin ötesine geçmez. Uygarlık: insanlığın yerleşik hayata geçmesi ile ortaya çıkan bir lüks hayatın başlangıcı denebilir. Fakat bu lüks hayat için sadece ne bilim yeterlidir tek başına nede sanat. Bir uygarlıktan bahsetmek gerekiyor ise o uygarlıkta bilim, sanat, düşünce-felsefe, teknoloji vs bunların hepsinin olması gerekir. Eğer bunlar yoksa zaten uygarlıktan bahsetmek pek bir komik olsa gerek. Çok fazla binaların olduğu yer uygar mıdır sorusuna verile bilecek yanıtlar, tahminimce çok olumsuz olur. İnsanlık tarihi kadar eski olan, din mitolojilerinde bile geçen, insanların hayatına renk katan o yüce değer. Ama tanımsal olarak hep bir tartışma söz konusu. Kimileri sanatın doğası gereği hiçbir tanımın onu tam olarak karşılayamayacağını düşünüyor. Akademik kesim ise ona bir kıyafet bulup giydirmenin peşinde. Zaten bunu onu birçok parçaya bölüp gerçekleştirmiş bir durumda da. Kalıplara koyup şekiller vermiş bir sıvıya kalıplara koyup şekillendirir gibi. Ama sanat kişinin duygusunu-düşüncelerini belli materyaller ile ifade etmesi olarak algılanıyor ya, bilim ise kökeni sanattan gelir. İnsanları daha iyiye taşımak için vardır temelinde merak haliyle nasıl sorusu yatar. Toplumların var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olmuştur bilim. Şimdi soruya dönelim belli bir uygarlıktan bahsetmenin şartı biliminde sanatında olmasında geçer. Ama hangisi daha ağır basar dersek ikisi ninde kökeninin nereden geldiğine bakmak gerekir. Sanat insanlar var oldu olalı vardı. Mağaralarda ki el resimlerini hayvan resimlerini sadece yaptıkları işin nasıl yapıldığını anlatmak olduğunu sanmıyorum ilk çağlarda yaşayan insanların. Öte yandan bilime gelince, bilim sanattan doğmuştur. Zaten bilimin beslendiği yer yaratıcılıktır. Eğer bir şeyler tasarlamaya karar verdiyseniz bunun diğer adı sanat yapma yâda karar verdiğiniz anlamına gelir. Hayal gücünün olduğu her yerde sanat vardır. Albert Einstein çok iyi bir hayal perest olarak tanımlıyordu kendini. Yoksa izafiyetin varlığı hiçbir zaman bulunamazdı. Sanatın bir çocuğu oldu adını bilim koydular. Şu bir gerçek ki, sanat olmadan bu hayat sıkıcı olur hatta yaşamak için bir sebep kalmaz, bu kadar da nettir aslında sanatın önemi diye konuştu...
Bu haber 1652 defa okunmuştur.
Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri